Amaranthaceae familyasından olan amarantın , tropik ve yarı tropik bölgelerde yetiştiriciliği yapılmakta olup, değişen iklim şartları, toprak pH ve tuz kombinasyonlarına göre de dayanıklılık gösterebildiği bilinmektedir.

amarantAmarant tahılı taneleri ideale yakın amino asit ve yüksek kalitedeki protein içermektedir. Besin değerinin artırılmasında kullanılabileceği belirtilirken, amarant yağının önemli düzeyde çoklu doymamış yağ asidi ve doğal antioksidan kaynağı olarak kullanılabileceği ifade edilmektedir. Aynı zamanda amarant, sebze olarak da tüketilebilmekte ve yaprakları, birçok mineral ve protein açısından oldukça zengindir.

Amarant, yüksek düzeyde doymamış yağ asitleri, tokoferol, squalen ve glutensiz protein içermektedir. Bu nedenle de çölyak hastaları için iyi ve kaliteli bir alternatif olarak sunulmaktadır.

Bunların yanında antioksidan, lif, vitamin ve mineral açısından da zengin olması, diğer tahıl kaynaklarının besin değerini arttırmak adına kullanılmaktadır.

Ayrıca provitamin A ve demir için de iyi bir kaynak olduğu ifade edilen amarant’ın tohum ve yapraklarının gallik, p-koumarik ve syringik asit gibi önemli fenolik bileşikler ve flovanoidler içerdiği ancak amarant çeşitlerinde fenolik madde içeriğinin genotip, iklim ve çevresel faktörler gibi etkenlere bağlı olduğu bildirilmektedir.

Bu özellikleri ile amarant;

  • LDL kolesterolünü düşürücü etki yaratmaktadır.
  • Anti diyabetik etki göstermektedir.
  • Meme, kolon, karaciğer kanserleri üzerinde anti-kanser etki gösterebilmektedir.
  • Alternatif lunasin kaynağı olabileceği için, tümör baskılayıcı etki gösterebilmektedir.